|
Anıt ağaç, bir ağaç türünün, var olan diğer örneklerine
oranla yaş, çap, büyüklük ve görünüm açısından çok daha
farklı boyutlarda bulunan ağaçlara denir.
Anıt ağaçlar, bilimsel açıdan değerli oldukları gibi estetik
ve kültürel açıdan da çok önemlidirler. Anıt ağaçlar, içinde
bulundukları yere başka güzellik, yücelik ve değer katarlar.
Bir çoklarının eski bir tarihi ve çeşitli efsaneleri vardır.
Mesela Topkapı Sarayı'ndaki ağaçlar ve Osman Gazi'nin beşiğinin
yapıldığı anıt ağaçlar,bir çok insanın yıllardır dikkatini
çekmiştir. Ve çekmeye devam etmektedir.
Bir çok Avrupa Devleti'nde anıt ağaçlar değerli bir eser
kapsamına alınarak korumaya alınmıştır. Bu tarihi güzelliklerin
geçmişten gelecek kuşaklara ulaşması için çalışılmaktadır.
Türkiye'de ise bu durum pek iç açıcı değildir. Bir çok yörede
bulunan bu tarihi anıtlar kaderlerine terk edilmiş durumdadır.
Çağdışı zihniyetler, hoyrat eller, bilinçsiz insanlar ve
devletin bu konunun önemini kavrayamaması bakımından anıt
ağaçlar acımasız doğa kanunlarına rağmen yaşam mücadelesi
vermeye çalışıyorlar. Ama nereye kadar?
Bey Dağları'ndaki Çıvkış mevkii'ndeki yarı ölü ardıç ağaçlarının
görünümünü anlatmak için kelimeler yetmez, mutlaka yerinde
görüp o doğa harikalarıyla aynı havada yaşamalı, aynı anda
nefes alıp vermeli ve aynı gökyüzüne uzanmalısınız. İnsan
sanki başka bir dünyadaymış hissini duyar ve bu gizemli
görüntülere dalıp gider. Burada bulunan anıt ağaçlar, 2200
metre yükseklikten 2000 yıldır dünyayı selamlıyorlar.
Batı Toroslarda bulunan Çığlıkara mevkii'nde ise hem bir
doğa cenneti görünümünde hem de anıt ağaçların en çok bulunduğu
bölgelerden biridir.
2000 yıllık tarihi ağaçların görüntüsü insana şimdiye kadar
yaşamadığı heyecanları yaşatıyor. Burası 1967 yılında "tabiat
ormanı" ilan edilmiş fakat bu sadece sözde kalmıştır.
Çünkü tabiat ormanına uygulanması gereken kurallar burada
yıllardır uygulanmıyor. Yasalar gereği tabiat ormanları
hiçbir müdahaleye maruz kalmaz, bir tek dal bile kesilemez,
kuruyan ağaçlar yerinden kaldırılmaz, doğanın ellerine bırakılır.
Böylece ileride doğa şartlarına göre alacağı durum incelenebilsin.
Ayrıca buradaki ağaçların kurumasına neden olan nem dengesi
için gerekli olan avlan gölü kurutulmuştur.
Bunun sonucu olarak yörede kuraklık baş göstermiş ve bir
çok sedir ağacı kurumuştur. Burada yaşanan doğa katliamı
tüm bilimsel verilere rağmen hala göz ardı edilmektedir.
Çığlıkara mevkiindeki başlıca anıt ağaçlar olarak, aslan
ardıç, koca katran, koç sedir'i sayabiliriz.
Ayrıca çığlıkara mevkii'ndeki ağaçlar "sedir"
ağırlıklı olup bu konuda önemini bir kez daha gözler önüne
sermektedir. Çünkü sedir ormanları dünyada çok az bir bölgede
bulunmaktadır.bölük katranı mevkii'ndeki ağaçların başlıcalarını
dev sedir ağaçları, akçaağaçlar, çamlar oluşturmaktadır.
Yerli ve yabancı ağaç bilimciler için bulunmaz bir bölge
olan bu yer gereken tanıtım yapılamadığı için kaderine terk
edilmiş durumdadır.
Yine çığlıkara akçam mevkii'ndeki Türkiye'nin en yaygın
"mazı" topluluğu ağaç bilimcilerce çok değerli
bir yer olarak belirlenmiştir. Mazı(erica bocouetti) bitkisi
sadece Türkiye'de bulunan bir bitki örneğidir.
Anıt ağaçlar düğüm düğüm olmuş gövdeleriyle hala ölüme
karşı savaşıyorlar.
En kısa zamanda bu güzellikleri görmeniz temennisiyle.
|